www.ilimbey.org Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası > HABER > KADIN
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

çocuk ve kitap okuma alışkanlığı

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
mause54 Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 15-Temmuz-2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 518
  Alıntı mause54 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: çocuk ve kitap okuma alışkanlığı
    Gönderim Zamanı: 17-Mart-2009 Saat 12:57
Okul öncesi çocuklar için kitap seçerken ve okurken
 Bebeğiniz ve küçük çocuğunuz için kitap seçerken nelere dikkat etmelisiniz? Hangi yaşta, hangi kitapları tercih etmelisiniz? Kitap okurken nasıl davranmalısınız? Kitap okumayı eğlenceli bir aktiviteye nasıl dönüştürebilirsiniz?

Aşağıda okul öncesi dönemde kitap seçimi ve kitap okumakla ilgili bilgiler yer alıyor.
Çocuğunuz bir yaşından küçükse
Basit ve çocuğunuzun dünyasında bulunan nesnelerin parlak renkli resimlerinin olduğu kitapları tercih edin. Sayfalarda herhangi bir yazı bulunmak zorunda değil.

Çocuğun kendi başına da keşfedebilmesi için kumaş, karton veya sert plastikten yapılan kitapları tercih edin.

Basınca ses çıkaran düğmeler ve içi boşaltılabilecek cepler gibi aksesuarları olan kitapları tercih edin.

Biraz daha büyüdükten sonra basit tekerlemeler ya da kafiyeli cümlelerin yer aldığı kitaplar okuyabilirsiniz. Bu tür kitaplar çocuğunuzun dilin ritmini öğrenmesine yardımcı olur. Çocuğunuzun aile üyelerini tanımasına yardımcı olmak amacıyla da birlikte fotoğraf albümlerine bakabilirsiniz.

Bunları unutmayın:
Bebekler iri resimli kitaplardan hoşlanır.

Bebekler bebek resimlerinden hoşlanır.

Bebekler tekerlemelerden ve şarkılardan hoşlanır.

Bebekler aynı kitabın tekrar tekrar okunmasından hoşlanır.

Resimlerin adını söylerken parmağınızla o resmi gösterin. Bebekler böyle öğrenir.

Kitap okurken bebeği kucağınızda tutun.

Okurken ses tonunuz ve yüzünüzde ifadeler oluşturun, ancak abartılı ifadelerden kaçının.

Çocuğunuz 1-3 yaşındaysa
Kolay yırtılmayacak, esnek malzemeden yapılmış

Büyük, parlak resimleri olan

Çocuğunuzun bildiği şeyleri (örneğin banyo yapmak, yemek yemek gibi) yapan çocuk kahramanların bulunduğu

Her bir sayfa da birkaç kelimelik yazıların olduğu (örneğin “köpek nerede” ya da “Mavi ayı” gibi) kitapları tercih edin.

Bunları unutmayın:
Küçük çocuklar aynı kitabın tekrar tekrar okunmasından hoşlanır.

Küçük çocuklar uyumadan önce kitap okunmasından hoşlanır.

Küçük çocuklar okunacak kitabı seçmekten ve kendisi tutmaktan hoşlanır.

Küçük çocuklar yiyecekler, vasıtalar, hayvanlar ve çocuklarla ilgili kitaplardan hoşlanır.

Küçük çocuklar yazısı çok fazla olmayan kitaplardan hoşlanır.

Siz okurken çocuğunuzun hareket etmesine izin verin.

Resimlerin isimlerini belirtin. Küçük çocuklar bu şekilde yeni kelimeler öğrenirler.

Çeşitli nedenlerle beklemeniz gerektiği zamanlarda birlikte kitaplara bakın.

Gittiğiniz her yerde tabelaları ve levhaları okuyun.

Çocuğunuz 3-5 yaşındaysa
Kendi yaşamlarını anlamalarına yardımcı olacak fikirler ya da konular içeren

Belirgin bir konusu ya da kahramanı olan

Bir ya da birkaç kahramanın karşılıklı ilişkisini anlatan öyküler içeren (üç küçük domuzcuk gibi)

Onun yaşındayken kendi sevdiğiniz kitapları tercih edin.

Bunları unutmayın:
Okul öncesi dönemdeki çocuklar çeşitli öykülerin yer aldığı kitaplardan hoşlanır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar alfabe ve rakamların olduğu kitaplardan hoşlanır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar aile, arkadaşlar ve okula gitmekle ilgili kitaplardan hoşlanır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar uyumadan önce kitap okunmasından hoşlanır.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar kitap okunurken yanınıza veya kucağınıza otururlar.

Okul öncesi dönemdeki çocuklar öykü hakkında sorular sorarlar.

Çocuğunuzun öyküler anlatmasına izin verin.

Çocuğunuzla birlikte çocuk kütüphanesine ve kitapçıya giderek kendisi için daha fazla kitap seçme fırsatı sağlayın.

Televizyonu kapatın!
1. sınıftaki çocuğunuzla kitap okurken
 
Çocuğunuza kitap okumaya başlamak için beklemeniz gereken herhangi bir yaş yok!

Bebekler bile kitaptaki resimlere bakabilir, okuduğunuz kelimelerdeki ritmi, kafiyeleri işitebilir ve sizin çıkardığınız sesleri taklit etmeye çalışabilirler.

Çocuklara yüksek sesle kitap okumak onların zihinsel ve dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur, okumayı öğrenmeye hazırlar, okul başarılarını yükseltir ve yaşam boyu sürecek bir okuma sevgisi kazanmalarını sağlar.

Ayrıca birlikte kitap okuyarak geçireceğiniz özel zamanlar çocuğunuzla aranızdaki bağın güçlenmesine katkıda bulunur ve ona değer verdiğinizi göstermenin çok özel ve yararlı bir yoludur.

Aşağıda 1. sınıfa giden çocuklara kitap okunması konusunda küçük ipuçları yer almaktadır. Bu ipuçlarından yararlanarak çocuğunuza ve kendinize özel yöntemler geliştirmek ve okumayı eğlenceli, zenginleştiren ve geliştiren bir deneyime dönüştürmek ise sizin elinizde.

1. SINIF ÖĞRENCİLERİ İLE KİTAP OKUMA

Okula yeni başlayan çocuğunuza yüksek sesle kitap okuması için bol bol fırsat yaratın. Okumayı yeni öğrenen çocuğunuza her gün bu becerisini güçlendirmeye yönelik alıştırmalar yapması için ilham verin. Aşağıdaki ipuçları çocuğunuzun mutlu ve güvenli bir okuyucu olması için yardımcı olacak eğlenceli yöntemler içermektedir. Bu ipuçlarını sırayla deneyerek sizin çocuğunuzda hangisinin daha fazla işe yaradığını kendiniz belirleyebilirsiniz.

Kitapsız evden çıkmayın
Çocuğunuzun doktor muayenehanesi gibi beklemesi gerekecek yerlerde okuması için yanınıza bir kitap ya da dergi alın. Sürekli olarak kitap okuyacak zaman yaratın.

Bir kez okumak yetmez
Çocuğunuzu sevdiği kitap ve şiirleri tekrar tekrar okumaya teşvik edin. Aynı şeyleri tekrar okumak çocuğun daha hızlı ve daha doğru bir şekilde okumasına yardımcı olur.

Öyküyü derinlemesine inceleyin
Çocuğunuza okuduğunuz öykü ile ilgili sorular sorun. Örneğin “sence küçük domuzcuk neden öyle davrandı?”.

Televizyonu kontrol altına alın
TV ve video oyunları ile rekabet etmek güçtür. Bu nedenle TV ve video oyunlarına ayırcağı süreyi kısıtlayın ve belli zamanlar dışında bunlara izin vermeyin. Serbest zaman faaliyeti olarak kitap okumayı teşvik edin.

Sabırlı olun
Çocuğunuz tanımadığı bir kelimeleri doğru bir şekilde okumaya çalışırken ona zaman tanıyın.

Çocuğun seviyesine uygun kitaplar alın
Çocuğunuzun kendi seviyesine göre çok zor olmayan kitaplar seçmesi için yardımcı olun. Bu aşamada amaç çocuğun bol bol başarılı okuma deneyimleri yaşamasını sağlamaktır.

Kelime oyunları oynayın
Çocuğunuzdan kelimeleri sizin değiştirdiğiniz şekilde söylemesini isteyin: yağ- dağ-bağ ve bağdan sonra örneğin bal ve böl gibi.

Sırayla birbirinize okuyun
Uyku öncesinde sırayla kitap okuyun. Çocuklar anne-babaları ile geçirdikleri bu özel zamandan hoşlanırlar.

Okuma hatalarını nazikçe düzeltin
Çocuğunuz bir hata yaptığında atladığı ya da yanlış okuduğu harfleri nazikçe gösterin. Okumaya başlayan çocukların çoğu tanıdıkları kelimelere göre tahminde bulunarak okumaya çalışırlar.
2. sınıftaki çocuğunuzla kitap okurken
 
Çocuğunuza kitap okumaya başlamak için beklemeniz gereken herhangi bir yaş yok!

Bebekler bile kitaptaki resimlere bakabilir, okuduğunuz kelimelerdeki ritmi, kafiyeleri işitebilir ve sizin çıkardığınız sesleri taklit etmeye çalışabilirler.

Çocuklara yüksek sesle kitap okumak onların zihinsel ve dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur, okumayı öğrenmeye hazırlar, okul başarılarını yükseltir ve yaşam boyu sürecek bir okuma sevgisi kazanmalarını sağlar.

Ayrıca birlikte kitap okuyarak geçireceğiniz özel zamanlar çocuğunuzla aranızdaki bağın güçlenmesine katkıda bulunur ve ona değer verdiğinizi göstermenin çok özel ve yararlı bir yoludur.

Aşağıda 2. sınıfa giden çocuklara kitap okunması konusunda küçük ipuçları yer almaktadır. Bu ipuçlarından yararlanarak çocuğunuza ve kendinize özel yöntemler geliştirmek ve okumayı eğlenceli, zenginleştiren ve geliştiren bir deneyime dönüştürmek ise sizin elinizde.

2. SINIF ÖĞRENCİLERİ İLE KİTAP OKUMA

Çocuğunuzla birlikte okuma, yazma ve öyküler anlatmak için fırsatlar yaratın. Küçük okuyucunuzu ve işe yeni başlayan öykü yazarınızı her zaman takdir edin! Aşağıdaki ipuçları çocuğunuzun mutlu ve güvenli bir okuyucu olması için yardımcı olacak eğlenceli yöntemler içermektedir. Bu ipuçlarını sırayla deneyerek sizin çocuğunuzda hangisinin daha fazla işe yaradığını kendiniz belirleyebilirsiniz.

Aile hikayelerinizi anlatın
Çocuklar aileleri ile ilgili hikayeleri dinlemekten hoşlanırlar. Örneğin çocukluğunuzda yaşadığınız komik olayları anlatabilirsiniz.

Yazı araç gereç kutusu oluşturun
Bir kutuya yazı ve resim malzemeleri doldurun. Çocuğunuzun yazı yazması için fırsatlar yaratın. Örneğin alışveriş listesi, doğum günü davetiyeleri ya da kutlama kartları gibi.

Çocuğunuzun 1 numaralı hayranı olun
Çocuğunuzdan okulda yazdıklarını size yüksek sesle okumasını isteyin. Şevkli ve istekli bir dinleyici olun

Dikkatle bir kez daha okumasını isteyin
Tanımadığı, farklı bir kelimeyi okuduğunda o cümleyi tekrar okumalarını isteyin. Böyle durumlarda çocuklar kelimeyi okumaya çalışmakla çok meşgul olduklarından okuduklarının anlamını kaçırabilmektedirler.

Çocuğunuzun sınıfına/okuluna bir yazar davet edin
Bir yazarı çocuklara yazı yazma süreci hakkında konuşmak üzere çocuğunuzun okuluna davet edin. Çocuklar ilk denemelerinde mükemmel bir öykü yazamadıkları zaman bu konuda yeterince akıllı ve becerikli olmadıklarını düşünürler.

Birlikte bir kitap oluşturun
Dosya kağıtlarını ikiye katlayın ve bir kitap oluşturacak şekilde bağlayın. Çocuğunuzdan her bir sayfaya yazılar yazmasını ve bu yazılarla ilgili resim çizmesini isteyin.

Yolculuk ederken masallar anlatın
Araba ya da otobüs ile yolculuk ederken birinizin başlattığı bir öyküye sırayla cümleler ekleyin. Örneğin komik ya da ürkütücü öyküler üretebilirsiniz.

Kelimeler arasındaki ilişkilere işaret edin
Birbiri ile bağlantılı bazı kelimelerin nasıl benzer telaffuz ve anlamlara sahip olduğunu açıklayın. Örneğin bilgi kelimesi ile bilmek kelimesi arasındaki ilişkiyi anlatabilirsiniz.

Bir yazım kontrol listesi hazırlayın
Çocuğunuzun yazım kuralları ile ilgili bir liste hazırlamasını ve bu listede hatırlatıcı notlara yer vermesini sağlayın. Örneğin “Noktadan sonra tüm cümlelerim büyük harfle başlıyor mu? Evet/Hayır” gibi.

"Daha hızlı, daha hızlı"
Çocuğunuzun yeni öğrendiği kelimeleri küçük kartlara yazarak çeşitli yerlere asın. Bu yöntem çocukların özellikle de sık kullanılmayan kelimeleri otomatik olarak tanıyıp, okumalarına yardımcı olabilmektedir.
3. sınıftaki çocuğunuzla kitap okurken
 
Çocuğunuza kitap okumaya başlamak için beklemeniz gereken herhangi bir yaş yok!

Bebekler bile kitaptaki resimlere bakabilir, okuduğunuz kelimelerdeki ritmi, kafiyeleri işitebilir ve sizin çıkardığınız sesleri taklit etmeye çalışabilirler.

Çocuklara yüksek sesle kitap okumak onların zihinsel ve dil becerilerinin gelişmesine katkıda bulunur, okumayı öğrenmeye hazırlar, okul başarılarını yükseltir ve yaşam boyu sürecek bir okuma sevgisi kazanmalarını sağlar.

Ayrıca birlikte kitap okuyarak geçireceğiniz özel zamanlar çocuğunuzla aranızdaki bağın güçlenmesine katkıda bulunur ve ona değer verdiğinizi göstermenin çok özel ve yararlı bir yoludur.

Aşağıda 3. sınıfa giden çocuklara kitap okunması konusunda küçük ipuçları yer almaktadır. Bu ipuçlarından yararlanarak çocuğunuza ve kendinize özel yöntemler geliştirmek ve okumayı eğlenceli, zenginleştiren ve geliştiren bir deneyime dönüştürmek ise sizin elinizde.

3. SINIF ÖĞRENCİLERİ İLE KİTAP OKUMA

Okuyun, konuşun, düşünün. Çocuğunuzun, okumanın nihai hedefi olan, kavramasını geliştirmeye yönelik yöntemler bulun. Aşağıdaki ipuçları çocuğunuzun mutlu ve güvenli bir okuyucu olması için yardımcı olacak eğlenceli yöntemler içermektedir. Bu ipuçlarını sırayla deneyerek sizin çocuğunuzda hangisinin daha fazla işe yaradığını kendiniz belirleyebilirsiniz.

Kitapların özel ve değerli olduğunu gösterin
Okumayı özel ve güzel bir aktiviteye dönüştürün. Çocuğunuzu kütüphaneye götürün ve kendisine ait kütüphane kartını çıkartması için ona yardımcı olun, birlikte okuyun ve hediye olarak kitap alın. Evinizde kitaplar için güzel bir bölüm oluşturun ya da en iyisi evinizin her tarafında kitaplar bulundurun.

Yeni kitaplar okumaya teşvik edin
Çocuğunuzu yeni bir kitaba başlaması için teşvik edici yollar bulun. Örneğin dizi şeklinde kitaplarla tanıştırın veya sevdiği yazarın yeni bir kitabını alın ya da beğendiği türden başka kitaplar bulması için yardımcı olun.

Sözlük kullanmaya teşvik edin
Çocuğunuzun sizin sözlük kullandığınızı görmesini sağlayın. Okurken, “hımmmm bu kelimenin anlamını bilmiyorum, sözlüğe baksam iyi olacak” gibi şeyler söyleyerek sözlüğü nasıl kullandığınızı gösterin.

Gördüğünüz ve yaptığınız şeyler hakkında konuşun
Çocuğunuzun dinledikleri ve okuduklarını kavrayabilmesi için büyük önem taşıyan temel bilgileri kazanması için günlük aktiviteleriniz hakkında konuşun. Örneğin birlikte yemek pişirirken, bir yeri ziyaret ederken ya da bir film veya dizi izledikten sonra bunlar hakkında konuşmayı alışkanlık haline getirin.

Yazarken yüreklendirin
Çocuğunuz yazılar yazarken onu yüreklendirin. Yazmanın çeşitli aşamaları olduğunu ve ilk başta hiç kimsenin mükemmel yazamayacağını anlatın.

Farklı zevklere farklı kitaplar
Çocuğunuzu çeşitli yazım biçimleri ile tanıştırmak için farklı türlerde kitaplar okuyun. Bazı çocuklar, özellikle de erkek çocuklar roman yerine, başka yazım türlerini tercih edebilmektedir.

Çocuğunuza bazı hafıza ipuçlarını öğretin
Bir öyküyü birkaç cümlede nasıl özetleyebileceğini ya da ilerleyen bölümlerde neler olduğunu nasıl tahmin edebileceğini gösterin. Her ikisi de kavrama ve hatırlamasına yardımcı olacaktır.

Kelime oyunları
Otomobil ya da otobüste geçen süreleri kelime oyunları oynayarak değerlendirin. Eş anlamlı ya da zıt anlamlı kelimeler bulun. Kelimelerin kullanımına ilişkin örnekler verin. Çocuklar kelimelerin çeşitli anlamlarını bilirlerse bu kelimeleri okumakta da daha az zorlanırlar.
Çocuklar okumayı nasıl öğrenirler: Yaşlara göre gelişim süreci
 
0-2 Yaş: Kitaplarla bağ kurma
Bebekler gözlem yapmayı severler. Bebeğinize her kitap okumanızda bebeğiniz, sayfaları çevirmek ve yazıları soldan sağa doğru izlemek gibi okumayla ilgili temel kavramları idrak eder. Birlikte kitap okurken, resimlere işaret edin ve isimleri söyleyerek, resim hakkında konuşun. Bebeğinizi büyüdükçe sayfaları çevirme ve resimleri işaret etme konusunda sizi taklit edecektir.

Bebekler kucağa alınmayı ve kendileriyle konuşulmasını da severler. Ve kitap okumak, konuşma biçimlerini ve çeşitli seslerin nasıl çıkarılacağını öğrenmeleri açısından mükemmel bir fırsat sağlar. Çocuğunuza kitap okurken bunu bir sohbet gibi düşünün. Kitap okumayı eğlenceli bir karşılıklı iletişime dönüştürün. Gördüğünüz resimleri tanımlayın, sorular sorun, duyguları ifade edin. Her kitabi keşfedilecek yeni bir dünya olarak değerlendirin.

3 – 5 Yaşlar: Okumaya hazırlık
Çocuğunuz okumaya başlamadan önce uzun bir süre boyunca, sayfada yer alan tüm bu siyah benekleri anlamlandırabilmesini sağlayacak temel becerileri kazanacaktır. Yazılar ve kitaplarla aşina olacak ve kitapların işleyişini öğrenecektir. Bunun ardından harfleri tanımaya başlayacaktır: Ne kadar çok sayıda harfi tanırsa dikkatini de o ölçüde bu harflere ait seslere yoğunlaştırabilecektir. Çocuğa bol bol kelimeleri işitme fırsatları sağlayın, böylece kelimeler içindeki farklı sesleri ayırabilecek ve bunları ustalıkla kullanacaktır. Yazı sistemi konuşurken çıkardığımız sesleri temsil ettiğinden bu önemlidir.

Ana sınıfı – 2. sınıf: Okumayı Öğrenme
Okumayı öğrenme genellikle iki pedallı bisiklet kullanmayı öğrenmekle kıyaslanır. Kendi başına bisikletle dolaşmaya başlamadan önce gidonu tutmayı, denge kurmayı, pedalları çevirmeyi ve hızlanmayı öğrenmesi gereklidir. Benzer şekilde çocuğun bir kitabı kendi başına okuyabilmesi için, önce kelimeleri seslendirmeyi (fonetik) öğrenecek, ardından sık kullanılan kelimeleri tanıyacak, daha sonra metinlerin ne anlama geldiğini kavrayacak ve sonunda öykünün anlamını yitirmeden hızla okumayı başaracaktır.

3 – 5. Sınıflar: Kitap okumaktan hoşlanmaya başlamak
Artık esas amaç çocukların her dalda (matematikten tarihe) yeni konuları öğrenmek amacıyla sahip olduğu becerileri kullanabilen, istekli, bağımsız okuyucular olmalarıdır. Daha basit bir ifade ile, çocuklar ikinci sınıf boyunca okumayı öğrenmeye odaklanırlar. Bundan sonra ise “öğrenmek için” ve zevk aldıkları için okurlar. Çocuğunuz aktif olarak okumayı, sürekli düşünmeyi ve sorgulamayı da öğrenmelidir. Okumakta ustalaşan çocuklar kelimeleri otomatik olarak tanır ve böylece dikkatlerini fikirler ve daha önceden sahip oldukları bilgiler arasında bağlantı kurmaya yönlendirebilirler. Eğer rahatlıkla okuyamıyorsa ve okumak için çok çaba harcaması gerekiyorsa, çocuğunuz okumaktan kaçınacaktır.

6 – 8. Sınıflar: Yaşamak için okumak
Çocuğunuz artık edebi eserleri analiz edebilecek ve ders programının (sosyal bilgiler, fen, matematik, sağlık ve yabancı diller) tüm içeriğini öğrenebilecek düzeyde gelişmiş okuma becerilerine sahip olmuştur. Artık okumak, bilgi edinmeyi, karmaşık materyalleri anlamlandırmayı ve edebiyat ve popüler yayınlardan zevk almayı sağlayan güçlü bir araç haline gelmiştir.Bu nedenle beşinci sınıftan sonra dersler mevcut becerilerin inceltilmesi ve güçlendirilmesine yöneliktir: Örneğin ne zaman ve nasıl sadece gözden geçirmekle yetinebileceği ya da dikkatle okuyup, düşünmesi gerektiğini kestirebilmesi gibi. İyi okuyucular ise okurken sürekli kendi kendilerine sorular yöneltirler.
BABALAR ÖNDE GİDER ÇÜNKÜ EVLATLAR YOL BİLMEZ
Yukarı Dön
supermause54 Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 15-Mart-2009
Konum: sakarya
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 20
  Alıntı supermause54 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 30-Mart-2009 Saat 21:19
harıka bır makale abı nerden bulursun boyle seylerı anlamamkı :)

emegıne saglık
BURASI... SAKARYA ....FERMAN GEREKMEZ...DELIKANLI YUWASIDIR.
          ÇAKALLAR GİREMEZ...

UFUKYLMZ
Yukarı Dön
enkralbaba Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 16-Temmuz-2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 73
  Alıntı enkralbaba Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01-Nisan-2009 Saat 10:13
keşke kitap okuma alışkanlığımız biraz daha fazla olsa ..
Yapılan bir araştırma türk bi araştırmacı 7 yıl sürmüş dünya kitap okuma haritası çıkarmış maalesef durumumuz çok vahim ..,,
Ne kadar kibirli dursada bardağın önünde eğilir çaydanlık..
Öyleyse bu büyüklenme niye?
Mütevazı ol,hatta bir adım bile geçme gurur kapısından..Bardağı insan bunun için öper daima alnından...
Yukarı Dön
enkralbaba Açılır Kutu Gör
Üye
Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 16-Temmuz-2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 73
  Alıntı enkralbaba Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01-Nisan-2009 Saat 10:43
Sunay akın izmir gösterisinden  bu konuya olan ilgisinden buraya yazmayı uygun gördüm ..


“Ey deve ile konuşabilen yegane milletin evlatları hepinizi selamlıyorum!..” , diye söze başladı. Koskoca salonu dolduran kalabalık önce bir anlam veremeden şaşkın şaşkın bakındık. Ama devamı geldiğinde kendimizden geçmiş, kahkahaların eşlik ettiği bir zaman diliminde dinliyorduk Sayın Sunay Akın’ı.

1856 yılında İstanbul’a bir gemi yanaşır. Herkes akın akın gemiyi görmeye koşar Haliç’e. Bir de ne görsünler. Oldukça görkemli bir gemi, bol yıldızlı bayrağını dalgalandırarak onları selamlamakta. Ne ister acep bu gemi, ne işi vardır burada. Gemi, çölde susuzluğa ve o dayanılmaz çöl sıcaklarına dayanacak hayvan aradığı için buradadır. Deve almaya gelmişlerdir. Sıkı bir pazarlıktan sonra 30 deve alırlar. Abdülmecit acır hallerine “vah vah birleşip bir gemi alabilmişler, iki deve de benden olsun “der. İşte ABD’ ye bugüne kadar yapıp yapacağımız tek silah yardımının bu develer olduğunu öğreniyorduk, hikayenin devamını dinlediğimizde..

“Bir gün deveye gittik sorduk” diyordu Sunay Akın. “Neden boynun eğri ”. Devenin “siz Türk müsünüz” dediğini duyduğumuzda salon yıkılıyordu. Deve devam ediyordu” duygusal toplumdur , zekidirler. Türkülerini dinleseniz oturup ağlarsınız. Lakin bir eksiklikleri var ki, kitap okumazlar. Kütüphanede araştıracaklarına gelip bize sorarlar neden boynumuzun eğri olduğunu. Araştırıp okusalar öğrenecekler.” dediğinde söylemek istenen yerini buluyordu. Gelelim devenin cevabına bütün salon “nerem doğru ki ! ” diye inliyordu.Hayvan özeleştiri yapıyor diye devam ediyordu. Kitap okuyanlar özeleştiri yapabilirler. Develerin kütüphaneleri var mübarek diyerek bu konuyu noktalıyordu.

Okullarda çeşitli kollar olduğundan söze başlayıp, büyük bir keyifle dinleyen kalabalığı hiç fark ettirmeden bambaşka bir konuya taşıyordu. Her yıl gönüllü olarak seçtiğini söylediği harita kolundan girmişti konuya. Eskiden harita çizenlerin çok önemli sanatçılar olduğundan bahsediyordu. Fırçalarının ucundaki siyah boya ile denizlerin ortasına kondurdukları küçücük bir noktayla birçok kaptanın kaybolmasına neden olduklarını anlatıyordu keyifle:) Bir fırça darbesi ile sevdikleri kadınlara ada hediye edip, isimlerini yazdıklarını anlatıyordu. Hele de biraz çapkınsa, takım adalar hediye ediyorlardı sevdalarına diyordu. Bu güzel hikayeden dünya okuma haritasına geçiyordu ustaca bir manevrayla.

Dünya okuma haritası yapıldığını, bütün ülkelerde haber olduğunu, bir tek biz de yankı bulmadığını anlatıyordu. Üstelik de bu haritayı yedi yıl çalışıp uğraşarak ortaya çıkaran da bir Türk diyordu. Edebiyat öğretmeni Ferhat Özer.
Bu dünya okuma haritasında ülkeler kitap okuma oranlarına göre, özgürlüğün aydınlığın simgesi olan açık maviden başlayıp, gittikçe koyulaşan renklerle boyanmışlardı. Bu haritada kimi ülkelerin kara renkte olduğunu anlatıyordu. "Haritadaki bu kara ülkelerin, her akşam televizyonda izlenen haberlerde görülen, terör esen coğrafyalarla çakışması tesadüf müdür? " diyordu.

İkinci Dünya Savaşı zamanlarıdır. Galatasaray Lisesinden mezun olmuş, Paris’te eğitimine devam eden bir Türk genci vardır. Ulaşımın felç olduğu o harp zamanında bir bisiklet sırtında, hiç durmadan on gün pedal çevirerek savaştan kaçmayı başarır. Bu ismin Cahit Sıtkı Tarancı olduğunu öğreniyorduk. Gene aynı yöntemle canını kurtaran bir diğer şairimizin Oktay Rıfat olduğunu anlatıyordu. Bisiklet olmasa bizim şiirimiz neredeyse olmayacakmış diyerek mimiklerini de katıp süslüyordu geceyi. Herkesin ağız dolusu gülmesinden keyiflenerek, “benim ülkemde kötü kötü taklitler yapmadan, belden aşağı vurmadan, kadın cinselliğini sömürmeden de tek kişilik gösterilerde hep birlikte gülünebiliyormuş” diyordu. Söyleşinin bu kısmında şairlerimizle ilgili bir sürü anekdot aktarıyordu. Arif Dino’dan tutun, Nazım Hikmet’e kadar bir sürü ismi yad ediyorduk sayesinde.

1953 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın İran Seferi sırasında, Van Göl'ünde karşıya geçmek için gemiye ihtiyaç duyulduğunda, askerin içinde en yetenekli olanı bulunup çağrılır ve gemi yapması söylenir. Üç gemi yapabilen bu usta kimdir diye sorar salona (Sunay Akın okuyanla okumayan bir olmaz işte, diyerek taşları da gönderir salona).

Edirne’de gönüllü olarak savaşa katılan musevi bir hemşire aynı zamanda günlükte tutmaktadır. Düşman topları kapıya dayandığında, Selimiye Camisinin avlusuna sığınır kalabalık. Mimar Sinan’ın ustalık dönemine ait bu caminin avlusunda bekleyenleri, tarihin en büyük gemisi olan Titanic’ten kurtarılmayı bekleyenlere benzetir bu hemşire. Türklerin ilk gemisini Van’da yapan askerin de Mimar Sinan olduğundan habersizdir bu benzetmeyi yaparken.

Savaş zamanında Harbiye’de okuyan öğrenciler gönüllü olarak askere giderler. Bu çocuklar gazetecileri korumakla görevlendirilirler. Eskiden fotoğraf makinesi olmadığı için gazeteciler cephede resim çizerler. İtalyan gazeteci( ismini bulamadığından hayıflanır) resim yaparken, omzuna dokunan korumasının uzattığı kağıda baktığında şaşırır. Resim çizerken, kendi resmini yapmıştır bu silah tutan minik eller. Savaştan sonra beraberinde götürdüğü bu genç Türk, ünlü bir ressam olur ve ülkesine döner. Bir gün sinemanın sanat olduğunu anlayan birisi, belki bunu çeker temennisinde bulunur Sunay Akın. Savaş çıkıp düşman kuvvetleri Karaağaç’a dayandığında, herkes kaçarken bu ressam resimlerini kurtarabilmek için tam ters istikamete gider. Karaağaç’da olan atölyesinde resimlerini kurtarmak isterken süngülenerek öldürülür.

Kitap okumadığımız için bütün kötülüklerin nedeni olarak gösteriliriz. Ama Avrupa’ya en yakın mezarımız, resimlerini kurtarmak uğruna ölen bir ressama aittir. Okumadığımız için bilmediğimiz neler var daha der. Tarihin içinden cımbızla çekilip alınan bu anlattıklarına benzer daha ne olaylar olduğunu düşünmüştüm kitaplarında.

Aktüalite damadır diye sözüne devam ediyordu. Ben senin taşını yerim, yok sen benim taşımı yersin diye uzayıp gider. Ben santrançı severim. Uygarlık bir çeşit santranç oyunudur. Taşları bilirseniz hamle yapabilirsiniz. Ama okumuyoruz, bilmiyoruz, sahip çıkamıyoruz bu nedenle. Alın size bir taş işte, batıya en yakın mezarımız resimleri için ölen bir ressama aittir.



Düzenleyen enkralbaba - 01-Nisan-2009 Saat 10:45
Ne kadar kibirli dursada bardağın önünde eğilir çaydanlık..
Öyleyse bu büyüklenme niye?
Mütevazı ol,hatta bir adım bile geçme gurur kapısından..Bardağı insan bunun için öper daima alnından...
Yukarı Dön
mause54 Açılır Kutu Gör
Moderatör
Moderatör
Simge

Kayıt Tarihi: 15-Temmuz-2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 518
  Alıntı mause54 Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 01-Nisan-2009 Saat 12:54
emeğine sağlık kardeş uygun yere uygun bir yazı dizisi teşekkürler
BABALAR ÖNDE GİDER ÇÜNKÜ EVLATLAR YOL BİLMEZ
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz